-I-
Seni sevmek istiyorum
hem de delicesine...
Perşembe, Nisan 11, 2013
Çarşamba, Mart 27, 2013
HUZNU SEVIYORUM
Hep apansiz geliyorsun,
Bak yine yakaladin beni
ansizin ve savunmasiz.
Yuregimin puslu yani kanadi.
Bazen mekanlardir sislendiren yuregimi,
Dogdugum koy gelir aklima, yasadigim kasaba
ya da universiteli yillarimin sehri.
Hep ayni paydada bulusuruz;duraganlik ve de ozlem.
Hani sevdigim insanlar da gelir aklima.
Aile, dostlar ve de sevdigim sairler.
Birlikte yudumlanan caylar veye tokusturulan biralar.
Alip goturur o mekanlara ve o insanlara yuregimin puslu yani.
Uzunca bir sure oldu haber almayali sevdiklerimden.
Sadece o soluk gulusler dusuyor aklima ve ben basliyorum gecmisdeki o sicakligi aramaya.
Kahkalar ve de bitmek bilmeyen sigara dumani altindaki derin mevzular cemberi.
En cok da sevdigim kadinlar puslandirir yuregimi.
Ilk dokunus, ilk opucuk…
Sabahlara kadar dinmeyen o yurek.
Bir de opemedigim kadinlar duser yollarima.
Oysa ne cok sevmistim.
Yuregim puslandi yine,
Ama olsun seviyorum sisli havada yolculuk yapmayi.
Gecmise gidiyorum ve gecmis geliyor bana.
Hana gecmisle ani birlikte yasamak gibi birsey...
VE SOZ BITTI
Kulagima fisildiyorsun,
biraz cekingen ve de urkek.
Kuculuyor agzindan cikan sevgi sozcukleri
ama gozlerin isil isil
sanki beni ilk defa sararcasina
Daliyorsun gozbebeklerime,
Bir an bile kirpmadan gozlerini
Ta ki sevincle alana dek
o onaylayici bakislari.
Hic soylemedim ne kadar sevdigimi seni
Oysa sen hep bekliyordun
bir gun cikacak diye
Dudaklarimin arasindan o sozler.
Bak gozlerime bir daha,
Daha daha...
Daha derinlere
Sozun bittigi yerdir iste
Yeterki bozma bu tilsimli sessizligi.
SEN
Oyle yayilmis ki mutluluk
Okuyorum gozlerinin icinde
Ta derinliklerinde
Ama nedense uzun surmeyecek gibi
Her an calacak birileri
Ve sen farkina varmayacaksin
Olsun ama,
Sut mavisi gulusun kalacak akillarda
O mutlulugu senden calan ise hatirlanmayacak
Bakiyorum icine
Ta derinliklere ve daha da derinliklere
Konusmak istiyorsun ama sessizligin vize vermiyor
Icindeki cocuga sariliyorum hani birden atacak cigligi diye
Susmak artik kutsanmiyor bu gezegende
Cigligin bir haykiris olur ve karisir gecenin sessizligine
Geriye saman alevi kalir ve de sut mavisi gulusun
Haykir icindekini ve ozgurlestir o cocugu
Bak bogacak sana sikica sarilmaktan
22/08/2009
Cumartesi, Şubat 02, 2013
Hasta
Surekli bağışıklık sıstemımın ne kadar güçlü oldugundan bahsetsemde senede bırkac kez benı hayal kırıklığına ugratıp yataklara düşürür. Bu yatak anları bıraz da kendımle başbasa kalmamı saglar. Hıc sevmem o dağınık halımı; saclar karışmış, gözler ıyıce küçülmüş hıc tanınmaz halde oldugum anlardır.
Hasta anlarımda aynı pıjamamı gıyerım. Bır nevı hastalık anı pıjaması. Çok anısı vardır bende, götürür ta gerılere hem cok rahatttır da. Bolca uzerıme oturur, hareket etmek çok rahatsız ıcınde. Tabı çok da sıcak tutar.
Genellıkle ılk günlerde ılac almam. Yuklenıverırırm portakala ve de mandalınaya. Tüm gunü yatakta gecırıp, ıhtıyacım olan herseyı ulasabılecegım mesafeye yerlestırırım. Etrafta o kadar çok kağıt mendıl olur kı, duzelıp yataktan çıktığımda bıle ellimi attığım her yerde bır mendıl çıkma ıhtımalı yuksektır. Ilk ıkı günde duzelmedıgım taktırde ınatcılıgı bırakıp eczanenın yolunu tutarım.
Kulağım telefondadır. Dostların seslerının en hoş geldıgı anlardır. Bıraz da naz edıp sıtem çekmek de ısın bır parçası. Küçüklüğüm gelır aklıma sureklı. Hastalanıp yatağa düştüğüm günler, kı küçükten çok hastalanırdım. Annemın etrafımda dört donmesı gelır aklıma. Hemen sana sıcak bır tarhana yapacagım hıc bırseyın kalmayacak deyısı. Kı aradan yıllar gecmesıne rağmen hala ben her hasta olduğumda tarhana yaparım.
Yatakta gecen süre uzadıkça keyfı de kaçmaya baslar. Ilk günlerde bıraz keyifini çıkarmaya çalışsam da bır an önce ıyılesıp dışarıda akan hayata karışmak ısterım. Hayata dışarıdan bakabıldıgım ender anlardır hasta oldugum zamanlar. Bır gerı adım atıp cemberın dışına ızlerım uzaklardan hayatı ve kendımı. Kendımı cok dıngın ve huzurlu hıssederım hayata karşı. Hıc acelem yoktur pencereden günesın kaybolusunu seyrederken düşlere dalıp gıtmeye. Hırs, karıyer, kazanmak, ıhtıras, basarı gıbı kelımelere yer yoktur böyle anlarda. Hayata bakış acım ve yaşayışım cok daha basıt bır hal alır. Insanların cesıtlı derecelerde de olsa bır esıtlenme anı yaşadıklarını düşünürüm. Ornegın hıcbırımız yediğimiz yemekten tat almayız böyle anlarda, kım olursak olalım.
Elım arada telefona gıder. Aramak ısterım eskı dostları, uzun suredır konuşmadığım arkadaşları ve de eskı sevgılılerı. Kendıme "günah çıkarttığım" anlardır bıraz bunlar.
Ama gunün sonunda kendıme sığınırım, tüm cevaplar kendımde saklı.
Hasta anlarımda aynı pıjamamı gıyerım. Bır nevı hastalık anı pıjaması. Çok anısı vardır bende, götürür ta gerılere hem cok rahatttır da. Bolca uzerıme oturur, hareket etmek çok rahatsız ıcınde. Tabı çok da sıcak tutar.
Genellıkle ılk günlerde ılac almam. Yuklenıverırırm portakala ve de mandalınaya. Tüm gunü yatakta gecırıp, ıhtıyacım olan herseyı ulasabılecegım mesafeye yerlestırırım. Etrafta o kadar çok kağıt mendıl olur kı, duzelıp yataktan çıktığımda bıle ellimi attığım her yerde bır mendıl çıkma ıhtımalı yuksektır. Ilk ıkı günde duzelmedıgım taktırde ınatcılıgı bırakıp eczanenın yolunu tutarım.
Kulağım telefondadır. Dostların seslerının en hoş geldıgı anlardır. Bıraz da naz edıp sıtem çekmek de ısın bır parçası. Küçüklüğüm gelır aklıma sureklı. Hastalanıp yatağa düştüğüm günler, kı küçükten çok hastalanırdım. Annemın etrafımda dört donmesı gelır aklıma. Hemen sana sıcak bır tarhana yapacagım hıc bırseyın kalmayacak deyısı. Kı aradan yıllar gecmesıne rağmen hala ben her hasta olduğumda tarhana yaparım.
Yatakta gecen süre uzadıkça keyfı de kaçmaya baslar. Ilk günlerde bıraz keyifini çıkarmaya çalışsam da bır an önce ıyılesıp dışarıda akan hayata karışmak ısterım. Hayata dışarıdan bakabıldıgım ender anlardır hasta oldugum zamanlar. Bır gerı adım atıp cemberın dışına ızlerım uzaklardan hayatı ve kendımı. Kendımı cok dıngın ve huzurlu hıssederım hayata karşı. Hıc acelem yoktur pencereden günesın kaybolusunu seyrederken düşlere dalıp gıtmeye. Hırs, karıyer, kazanmak, ıhtıras, basarı gıbı kelımelere yer yoktur böyle anlarda. Hayata bakış acım ve yaşayışım cok daha basıt bır hal alır. Insanların cesıtlı derecelerde de olsa bır esıtlenme anı yaşadıklarını düşünürüm. Ornegın hıcbırımız yediğimiz yemekten tat almayız böyle anlarda, kım olursak olalım.
Elım arada telefona gıder. Aramak ısterım eskı dostları, uzun suredır konuşmadığım arkadaşları ve de eskı sevgılılerı. Kendıme "günah çıkarttığım" anlardır bıraz bunlar.
Ama gunün sonunda kendıme sığınırım, tüm cevaplar kendımde saklı.
Pazar, Kasım 04, 2012
Anılar
Üst üste geliyorsunuz,
Hiç beklemedıgım anda
üstüme geliyorsunuz
Kaldırmıyor bu ağırlığı kalbim
Hiç beklemedıgım anda
üstüme geliyorsunuz
Kaldırmıyor bu ağırlığı kalbim
Cuma, Ekim 12, 2012
Sensiz
Yüreğimin sol yani yaralidir hep
Urperir her soğuk rüzgarda
Ve kanayip durur her hatırladığımda seni
Urperir her soğuk rüzgarda
Ve kanayip durur her hatırladığımda seni
Perşembe, Eylül 20, 2012
Geldim Iste
Kendi Sesinden
Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte
Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sana
Getirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güller
Suyu dinle ateşi yak özledim demek bu
Parasız yatılı hüzünlerden ne kalır geriye
Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi
İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin
Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları
Bir de belleğim, başıma bela hazin ve komik üstelik
Hatırla eskiyen meydan saatini, çocukluğundur
Tayyare pulları getirdim sana evden kaçışlarımı
İstersen yok say bunları tespih de yapabilirsin
Beni vur saatin altında seni seviyorumdur bu
Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda
Kendini ölümlü sanıyor onu getirdim ganimettir
Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu
Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına
Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan
Kırılmanın sesini duydum ve onu getirdim sana
Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil
Kov beni kabilenden ama bekliyorum demek buYazar : AHMET TELLİ
Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte
Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sana
Getirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güller
Suyu dinle ateşi yak özledim demek bu
Parasız yatılı hüzünlerden ne kalır geriye
Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi
İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin
Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları
Bir de belleğim, başıma bela hazin ve komik üstelik
Hatırla eskiyen meydan saatini, çocukluğundur
Tayyare pulları getirdim sana evden kaçışlarımı
İstersen yok say bunları tespih de yapabilirsin
Beni vur saatin altında seni seviyorumdur bu
Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda
Kendini ölümlü sanıyor onu getirdim ganimettir
Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu
Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına
Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna
Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan
Kırılmanın sesini duydum ve onu getirdim sana
Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil
Kov beni kabilenden ama bekliyorum demek buYazar : AHMET TELLİ
Çarşamba, Ağustos 08, 2012
Kalbim
Kalbim dört kose,
Çekilmiş dört bir kenara.
Kuzeyden soğuk ruzgarlar eser, urperir
Zaman zaman issitsa da güney rüzgarları
Ama atar hep doğudan doğuya...
Çekilmiş dört bir kenara.
Kuzeyden soğuk ruzgarlar eser, urperir
Zaman zaman issitsa da güney rüzgarları
Ama atar hep doğudan doğuya...
Pazar, Temmuz 22, 2012
Nostaljik
Bir yolculuga başlıyorum
gerilere ta gerilere
Arıyorum seni cadde baslarında
kalabalık sokaklarda,
sığındığımız sacak altlarında
otobüs duraklarında
Yalnız ve telassiz bakışlarda.
gerilere ta gerilere
Arıyorum seni cadde baslarında
kalabalık sokaklarda,
sığındığımız sacak altlarında
otobüs duraklarında
Yalnız ve telassiz bakışlarda.
Pazartesi, Temmuz 16, 2012
Pazartesi, Temmuz 09, 2012
Sessizlik
Kıvrım kıvrım sacları,
dalgalanır aksam esintisinde
Selam veriyor gözleriyle
hiçbir kelime etmeden
Ve kucaklıyor mavimsi gulusuyle
yıllardır bekleyen öksüz yalnızlığımı
dalgalanır aksam esintisinde
Selam veriyor gözleriyle
hiçbir kelime etmeden
Ve kucaklıyor mavimsi gulusuyle
yıllardır bekleyen öksüz yalnızlığımı
Pazar, Haziran 17, 2012
Sen ve Ben
İki ayri sehrin hikayesi bizim
İki ayrı dunyanın.
Birimiz acmış kollarını
Tüm gökyüzünü kucaklamak istercesine,
Kabuğuna sigamayan
Digeri ise icine sığınmış
Sigamadan bu dünyaya
Birimiz mavi guluslu,
Süt mavisi
Gözlerinde bir ışık
Digerinin huzunludur bakışları
Derinliginde kaybolursun
Birimizin kalp atışları
Uyandırır sabahın ışığında
Digerinin tek kişilik sancıları.
İki ayrı dunyanın.
Birimiz acmış kollarını
Tüm gökyüzünü kucaklamak istercesine,
Kabuğuna sigamayan
Digeri ise icine sığınmış
Sigamadan bu dünyaya
Birimiz mavi guluslu,
Süt mavisi
Gözlerinde bir ışık
Digerinin huzunludur bakışları
Derinliginde kaybolursun
Birimizin kalp atışları
Uyandırır sabahın ışığında
Digerinin tek kişilik sancıları.
Cuma, Ocak 13, 2012
ADA
Asklarimi siraliyorum
Ve hepsi bir kavsakta bulusuveriyor aniden
Hepsi birbirinden habersiz ama
kulaklarina fisildadigim o sozcuklerden
Pazar, Ekim 23, 2011
YOLCULUK
38 numarali koltukda otobus yolculugu omrum,
Biraz sıkıştırılmış ve biraz da son dakika misali
Bu hayat benim mi diye sorup duruyorum her durakta
Hatirlamiyorum cocukluguma ait guzel anilari
animsadiklarim ise silik ve huzunludur.
Optugum kadinlarin yuzlerini unuttum
Opemediklerimin ise gulusleri duser aklima ara sira
Dagin zirvesine sanki hic yolculuk yapmamis gibi,
izliyorum tepelerin sehvetli durusunu yamaclardan
buyuyor gozumde yolculuklar
Gurultunun orta yerinde sessiz yuruyusleri seciyorum
Ama sessiz gecmiyor icimdeki yolculuklar
Dolambacli yollar yerine, duz adimlarla arsinlamayi yollari
yeni yolculuklardansa bekleyisleri
durmaksizin konusmaktansa goz goze durmayi saatlerce...
Biraz sıkıştırılmış ve biraz da son dakika misali
Bu hayat benim mi diye sorup duruyorum her durakta
Hatirlamiyorum cocukluguma ait guzel anilari
animsadiklarim ise silik ve huzunludur.
Optugum kadinlarin yuzlerini unuttum
Opemediklerimin ise gulusleri duser aklima ara sira
Dagin zirvesine sanki hic yolculuk yapmamis gibi,
izliyorum tepelerin sehvetli durusunu yamaclardan
buyuyor gozumde yolculuklar
Gurultunun orta yerinde sessiz yuruyusleri seciyorum
Ama sessiz gecmiyor icimdeki yolculuklar
Dolambacli yollar yerine, duz adimlarla arsinlamayi yollari
yeni yolculuklardansa bekleyisleri
durmaksizin konusmaktansa goz goze durmayi saatlerce...
Cuma, Eylül 16, 2011
Kurk Mantollu Madona by S.Ali
Cok huzunlu ve ayni zamanda gercekci bir hikaye. Ask bu kadar yalin ve guzel bir dille anlatilabilir. Hemen basindan itibaren okuru icine alan ve sonuna kadar da bir parcasi olarak tutmasini basaran ender kitaplardan biri.
Herkesin kendisinden birseyler bulacagi, yasadiklarini animsattigi ya da yasayamadiklarini ozetleyen bir hikaye. Herbirimiz biraz Havranli Raif Efendi ya da Maria Puder degil miyiz! Ya da yasadiklari aska imrenen, keske ben de boyle bir ask yasayabilseydim dedirten bir ask degil midir Kurk Mantollu Madonna!
S.Ali`nin kisilik tasvirleri ve karakter analizi biraz Dostoyevski`yi animsatti bana. Sanki bir an Suc ve Ceza`yi okur gibiydim. Raif Efendi ile Raskolnikov karakterleri arasinda baglanti kurup, ortak noktalarini bulmaya itti beni.
Belki hikayeyi daha da ilginc kilan "Dogu" toplumlarindaki cogu ask hikayesi gibi huzunle bitiyor olmasi, insana "mutlu ask yoktur" dedirtmesidir. Sonucta, yillar once neden okumamisim diye hayiflandigim; ama kitabi bitirdigimde de en guzel oyuncagini kaybettikten sonra bulan bir cocuk gibi sevindigimi de soyleyebilirim.
Tum buyuk asiklara ve hic aski yasamayanlara adanacak bir kitap. Tavsiye ederim...
Herkesin kendisinden birseyler bulacagi, yasadiklarini animsattigi ya da yasayamadiklarini ozetleyen bir hikaye. Herbirimiz biraz Havranli Raif Efendi ya da Maria Puder degil miyiz! Ya da yasadiklari aska imrenen, keske ben de boyle bir ask yasayabilseydim dedirten bir ask degil midir Kurk Mantollu Madonna!
S.Ali`nin kisilik tasvirleri ve karakter analizi biraz Dostoyevski`yi animsatti bana. Sanki bir an Suc ve Ceza`yi okur gibiydim. Raif Efendi ile Raskolnikov karakterleri arasinda baglanti kurup, ortak noktalarini bulmaya itti beni.
Belki hikayeyi daha da ilginc kilan "Dogu" toplumlarindaki cogu ask hikayesi gibi huzunle bitiyor olmasi, insana "mutlu ask yoktur" dedirtmesidir. Sonucta, yillar once neden okumamisim diye hayiflandigim; ama kitabi bitirdigimde de en guzel oyuncagini kaybettikten sonra bulan bir cocuk gibi sevindigimi de soyleyebilirim.
Tum buyuk asiklara ve hic aski yasamayanlara adanacak bir kitap. Tavsiye ederim...
Pazar, Eylül 26, 2010
Foto
Yuregime duser ani bir damla
Tam da yarali kosesine
Kaldirip atar kabuklari
Ve tekrar kanamaya baslar
Hic onarilmamiscasina
Bir cocuk gibi masum
Ve caresiz bakarim etrafa
Gozler,
Gulusler
ve gitmeler
Eklenir karanligin sessiz cigligina
Tam da yarali kosesine
Kaldirip atar kabuklari
Ve tekrar kanamaya baslar
Hic onarilmamiscasina
Bir cocuk gibi masum
Ve caresiz bakarim etrafa
Gozler,
Gulusler
ve gitmeler
Eklenir karanligin sessiz cigligina
Cumartesi, Eylül 18, 2010
Tek Kisilik Vesikalik
Hayatim siyah beyaz tek kisilik vesikalik
Uclari kivrilmis,biraz da solmus renkler
Arkayuzunde ise yer bulmak icin savasan kelimeler
Uclari kivrilmis,biraz da solmus renkler
Arkayuzunde ise yer bulmak icin savasan kelimeler
Salı, Haziran 15, 2010
Fuzuli
Bir ud nagmesi gibi hayat,
Hep ayni gazeli calip duruyor bu aralar
Sanki ayni notada takilip kalmis tum beyitler,ne matla var ne makta....
Hep ayni gazeli calip duruyor bu aralar
Sanki ayni notada takilip kalmis tum beyitler,ne matla var ne makta....
Pazar, Nisan 11, 2010
Dunya
Bugun sol omuzum biraz dustu
agirlasiyor yukum,sanki dunya daha da yakinlasiyor
Ustume ustume gelircesine
Hep bir pazarlik icindeyiz,
Sartlarimiz agir.
O benim yorungesinde dolanmami istiyor
ben ise O’nun yorungesini degistirmek
Kah ben O'nun yorungesinde
Kah O benim cizdigim yorungede,
Dolanip duruyoruz iste
bilsek de gecmeyecek sozumuz birbirimize
agirlasiyor yukum,sanki dunya daha da yakinlasiyor
Ustume ustume gelircesine
Hep bir pazarlik icindeyiz,
Sartlarimiz agir.
O benim yorungesinde dolanmami istiyor
ben ise O’nun yorungesini degistirmek
Kah ben O'nun yorungesinde
Kah O benim cizdigim yorungede,
Dolanip duruyoruz iste
bilsek de gecmeyecek sozumuz birbirimize
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)